Adıyaman Antalya Otobüs Bileti

Adıyaman Antalya otobüs bileti fiyatları hakkında tam bilgi için arama kutusunu kullanınız.

NÜFUSUN KIR-KENT BİLEŞİMİ: Nüfusun gelişmesi açısından, Antalya’nın kırsal ve kentsel alanları arasında, ikinci lehine önemli bir farklılık söz konusudur il’in kent nüfusundaki gelişme ülke ortalamasının da çok üzerindedir. 1950-1980 arasındaki 30 yılda, kentsel merkezlerin nüfusu ülke genelinde 870275 artarak 4 katına yaklaşırken; Antalya’da %420’lik bir artışla 5 katını aşmıştır. Kentsel nüfusun çok gerisinde olmakla birlikte, il’in kır nüfusu da, Türkiye ortalamasını aşan bir hızla büyümüştür. 1950-1980 arasında Türkiye’de kırsal nüfusun artış oram %60 dolaylarında kalırken; Antalya’da kırsal nüfus %82 artarak, iki katına yaklaşmıştır. Kent ve kır nüfuslarındaki bu hızlı gelişmeler, il toplam nüfusunun da ülke ortalamasının üzerinde bir artış göstermesine yol açmıştır. Kentsel ve kırsal nüfuslardaki gelişmelerin, artış hızları açısından ve ülke ortalamaları ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi, iki önemli noktayı ortaya koyar: Antalya’da kırdan kente göç olayı, ülke genelinde olduğu gibi 1950’lerde ortaya çıkmakla birlikte, asıl önemini 1955’ten sonra kazanmıştır. 1950-1955 döneminde Türkiye ortalamasının altında olan kentleşme hızı, bu tarihten sonra bu ortalamayı aşmış ve aradaki fark giderek büyümüştür, öte yandan, il ve ülke kentleşme hızları genelde birbirlerine koşut dalgalanmalar göstermekle birlikte, 1960’tan sonra Türkiye ortalamasında görülen önemli gerilemenin, Antalya için çok sınırlı bir düzeyde kaldığı dikkati çekmektedir. Bu durum, il’in, 1950’ lerde diğer illere göç verme durumunda iken, 1960’lardan başlayarak göç alır duruma girmesinin sonucudur. Böylece, 1960 sonrasında kırsal nüfusun artış hızında azalma olmayıp, ülke genelinin aksine yükseliş görülürken, kentsel merkezlerin nüfusu da diğer illerden alman göçlerle yine ülke ortalamasının üzerinde bir hızla büyümeyi sürdürmüştür. Bu nedenle, Antalya’da kentsel nüfustaki gelişmeyi 1950-1960 arası ile 1960-1980 arası için ayrı ayrı değerlendirmek gerekir, ilk dönemde, ülke genelin- dekine benzer bir “kırdan kente göç olayı” söz konusudur, ikinci dönemde ise kentsel nüfus, kırsal kesim yanında diğer illerden aldığı göçlerle de beslenmektedir. Bu dönemde Antalya’ya göç eden nüfus, kentsel alan yanında, kısmen kırsal alana da yönelmektedir. Nitekim, 1960- 1970 döneminde kırsal nüfus artış hızı ülke genelinde gerilerken, Antalya’da yükselmeye devam etmiştir. Bu konuda bir diğer gösterge de il nüfusunun cinsiyet yapısıdır. 1960’ların sonuna kadar kırsal alanda, kentleşmeye işaret eden bir kadın fazlalığı söz konusu iken; 1970’lerden başlayarak, -kırdan göçün kısmen sürmesine karşın- bir erkek fazlalığı ortaya çıkmıştır. Antalya’da kırdan kente göçe yol açan temel etken, kırsal alanda ülke ortalamasını aşan orandaki nüfus artışı sonucunda kişi başına ekilebilir toprak miktarının (toprak- insan oranının) azalmasıdır. Ayrıca, makineleşme ile birlikte çalışma olanaklarının daralması, kırsal nüfusun kentsel merkezlere yönelmesine yol açmaktadır. Nitekim diğer illerden Antalya’nın kırsal alanına yönelen göç 1975’ten sonra bu durumun caydırıcı etkisi ile (mevsimlik hareketler dışında) zayıflamıştır. Kırdan kente akım sürdüğünden, kırsal nüfus artış hızı ani bir düşüş göstererek, ülke ortalamasının altına inmiştir (Şekil 6). Kentleşme hızı ilçeler ölçeğinde ele alındığında, Antalya’da Merkez ilçe’den başka, kentsel nüfusu, kırsal nüfusundan büyük ilçe bulunmadığı görülür. Merkez ilçe’nin kentsel nüfusu 1960’ta kırsal nüfusuna eşitlenmiş; bu tarihten sonra gösterdiği hızlı gelişme sonucunda, 1980’de kırsal nüfusun 2 katma ulaşmıştır.

Görece önemli kentsel nüfus varlığına sahip olan ilçelerden Alanya’nın kent nüfusu kır nüfusunun yarısıdır. Aynı oran Manavgat ve Serik’te ise 1/5 düzeyindedir. ilçeler kentsel nüfuslarına göre gruplandırıldıklarında: Antalya’da kentsel nüfusu 50.000’in üzerinde olan tek ilçenin, bu sınırı 1960’ta aşan ve 1980’de 200.000 sınırına yaklaşan Merkez ilçe olduğu görülmektedir. Diğer ilçelerin kentsel nüfus varlıkları önemli bir düzeye ulaşamamıştır. Nitekim, il’de 25.001 ile 50.000 arası kentsel nüfuslu herhangi bir ilçe yoktur. Görece önemli oranda kentsel nüfusa sahip ilçeler ise, 10.000-25.000 nüfuslu ilçeler grubunda yer almaktadır. Alanya 1960’ta; Manavgat ve Serik ise, 1970’te 10.000 sınırını aşmışlardır. Bu ilçelere 1980’de Elmalı ve Korkuteli de katılmıştır. Diğer ilçeler bakımından 1960 öncesinde Merkez ilçe dışında tüm il için geçerli olan durum sürmekte, yani bunların kentsel merkezleri 10.000’den az nüfus barındırmaktadır. Finike,Gündoğmuş ve Kaş’ın kentsel nüfus varlıkları, 5.000 sınırının da altındadır. Kentsel nüfus payının ilçeler düzeyinde düşük duşu, kırsal nüfusun il düzeyinde de yüksek bir paya sahip olmasına yol açmaktadır. Bununla birlikte, kentsel nüfusun ülke genelindekinden daha hızlı gelişmesi, kır kesim payının Türkiye ortalamasından farkının giderek azalmasını sağlamıştır. Kentsel nüfusun gelişmesi ilçeler ölçeğinde incelendiğinde, 1950-1980 arasında en önemli gelişmelerin, kentsel nüfusları sırasıyla 11 ve 7 kat artan Manavgat ve Serik ile 5,5 ve 5 kat yükselen Gazipaşa ve Merkez ilçe olduğu görülmektedir.

Adıyaman Antalya Otobüs Bileti Fiyatları

Manavgat ve Gazipaşa nüfuslarındaki gelişmenin özellikle 1960-1970 döneminde gerçekleştiği, Serik’in ise 1950-1960 arasında büyük bir kentsel nüfus patlamasına konu olduğu anlaşılmaktadır. Merkez ilçe kent nüfusu onar yıllık dönemlerde %80 dolaylarında istikrarlı bir gelişme göstermiştir. Kentsel nüfus varlığı açısından önemli bir ilçe dan Alanya’nın ise onar yıllık dönemlerdeki gelişme oranı %50 dolaylarında sabit kalmış ve 1980’de kent nüfusu 1950’ye oranla ancak 3,5 katma ulaşmıştır. ilçe nüfuslarında belirli dönemlerde görülen kimi dalgalanmalar, idari bölünüşteki değişikliklerin sonucudur, örneğin Finike ilçesi nüfusunda 1950-1960 arasında gözlenen gerileme, bu dönemde bağımsız bir ilçe haline gelen Kumluca’nın ayrılmasının yol açtığı nüfus kaybından kaynaklanmaktadır. Kent-kır ayırımında, idari ölçüt yerine, bir merkezin kır yaşantısından ve tarım ekonomisinden çıkarak, “kent niteliği” kazanması için gerekli dan “10.000 + nüfus” ölçütünü esas almak daha sağlıklı olmaktadır. Her iki ölçüte göre de Antalya’da kırdan kente göç dayının 1950’ lerde önem kazandığı ve en şiddetli kentleşme hareketinin 1955-1960 döneminde gerçekleşmiş olduğu görülmektedir. Ancak, 1960 sonrasında 10.000’den fazla nüfuslu kentlerde nüfusun artış hızının daha yüksek olması, bu dönemde diğer illerden Antalya’nın kentsel merkezlerine yönelen göç hareketinin, daha çok “10.000’den fazla nüfuslu” yerleşme merkezlerine yöneldiğim göstermektedir. Gerek idari bölünüşe, gerekse “10.000 + nüfus” ölçütüne göre Antalya’nın kentsel nüfus oranları, Türkiye oranlarının gerisindedir. Bu farkın “10.000 + nüfus” ölçütüne göre, bütün yıllarda daha fazla duşu, Antalya’da idari olarak kent tanımına giren yerleşme birimlerinin çoğunun, kır yaşantısından ve tarım ekonomisi egemenliğinden kurtulup, kent niteliğini kazanamamış olduğuna işaret etmektedir. Antalya’da kentsel nüfus oranının Türkiye ortalamasından farkı, 1960’tan sonra giderek azalmıştır. 1990 tahminlerine göre il’de kentleşme oranının %44,4’e ulaşacağı, ancak ülke ortalamasından farkının da yeniden yükseleceği beklenmektedir.

 

Adıyaman’dan Antalya’ya giden otobüs firmalarının otobüs biletleri listesi için sorgulama yapmanız yeterli.

Popüler Adıyaman Antalya Seferleri
Adıyaman Antalya Otobüs Firmaları